Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları

Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları

Günümüz teknolojisiyle beraber uyuşmazlıkların sayısı da sürekli artış yaşanmaktadır. Ancak mahkemelerin yoğunluğu, bu hızlı gelişime ayak uyduramamakta; bununla birlikte de uyuşmalıkların çözüme kavuşması daha da zorlaşmaktadır. Buna ilişkin çözümler getiren alternatif uyuşmazlık çözümü, uyuşmazlıkların mahkeme dışındaki çözüm yollarıyla etkin, hızlı ve daha düşük maliyetle çözüme kavuşturulması amacıyla düzenlenmiş olup esasen mahkemelere bir alternatif değil, onların tamamlayıcısı niteliğindedir. Tahkim, arabuluculuk ve uzlaşma söz konusu alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının en çok bilinen örneklerindendir.

TAHKİM:
Tahkim, taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların devletin resmi yargı organları yerine, kendileri tarafından belirlenen hakemlerce çözümlendiği bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Günümüzde tahkim, milli tahkim ve milletlerarası tahkim olarak ikiye ayrılmaktadır. Milli tahkim, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu anlamında yabancılık unsuru içermeyen ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği uyuşmazlıklarda uygulanmaktadır. Ülkemizde ilk olarak, İsviçre Neuchatel Kantonu’nun Code de Procedure Civile isimli Usul Kanunu’ndan alınan hükümlerle, 18.06.1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenmiş, 12.01.2012 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile son halini almıştır. Milletlerarası tahkime ise ancak yabancılık unsuru içeren uyuşmazlıklarda gidilebilir. Milletlerarası tahkim ile ilgili ülkemizdeki ilk mevzuat, 21.06.2001 tarih ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’dur. Bu kanun UNCITRAL Tahkim Kuralları ile İsviçre Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu’ndan esinlenilerek hazırlanmıştır. Yine ülkemiz “Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkındaki New York Konvansiyonu”na ve “Avrupa Uluslararası Ticari Tahkim Konvansiyonu”na taraf olup “Washington Yatırım Uyuşmazlıklarının Çözümü Hakkında Konvansiyon”u da kabul etmiştir. Tahkim, özellikle özel hukuk alanındaki uyuşmazlıklarda başvurulan bir çözüm yolu olmuş olmakla beraber; Anayasamızın 125. Maddesinde yapılan değişiklikle, kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir hale gelmiş ve böylece de İdare Hukuku alanında da başvurulmaktadır. En çok gördüğümüz yöntemlerden biri olan uzlaşma, tarafsız bir üçüncü kişinin, uzlaşma konusuna çeşitli çözüm önerileri sunması ve onların bu çözüm önerileri hakkında müzakere etmesini ve bunlardan biri hakkında anlaşmaya varmalarını amaçlayan bir yöntemidir. 04.12.2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun İkinci Kısmının Birinci Bölümünde ve 19.03.1969 tarih ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Uzlaşma Sağlama” başlıklı 35/A maddesinde, “uzlaşma” yöntemine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.

Related Posts

Leave a Reply