Bankacılık ve Finans Hukuku

Bankacılık ve Finans Hukuku

Ceza hukukunun genel konusu suçlar ve cezalardır. Toplumsal düzeni sağlama ve bireysel menfaatleri korumakceza hukukunun genel amacıdır.Bu amaç doğrultusunda devlet bazı davranışları yapma veya bunlardan kaçınma konusunda bireylere emirler vermekte ve bunlara uymayanlar için cezalaröngörmektedir; bu kapsamda ceza hukuku, bu kanunlar ile emirleri ve yaptırımları incelemektedir

Ceza hukuku tarihsel olarak, cezalandırmanın bir kişinin yahut grubun şahsi, sübjektif ve olaylara göre değişen takdirine bırakılmasından genel, objektif ve soyut kurallar uygulanarak yapılan cezalandırmaya doğru bir modernleşme süreci yaşamıştır.

Ülkemizde ise cumhuriyetin ilanıyla birlikte özel hukuk alanında olduğu gibi ceza hukuku alanında da önemli ve köklü bir devrim yaşanmış ve dönemin İtalyan Ceza Kanunu örnek alınmak suretiyle “Türk Ceza Kanunu” ihdas edilmiştir.

Yürürlüğe girmesinden bu yana Türk Ceza Kanunu’nda uygulamada rastlanan aksaklıkları gidermek üzere kanun maddeleri çok defa değiştirilmiştir. 2005 yılına gelindiğinde gelişen süreç ve toplumun ihtiyaçları ile teknolojik yeniliklerin günümüz hayatında önemli bir yer tutması nedeniyle Ceza Kanunun yeniden hazırlanmasına karar verilmiş ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlüğe girmiştir.

Ceza hukukunun iki temel fonksiyonu vardır:

  • Suçun işlenmesi halinde cezalandırıcı fonksiyon,
  • -Cezalandırma esnasında toplumu koruyucu fonksiyon.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 1. maddesine göre göre Ceza Kanunu’nun amaçları:

  • Kişi hak ve özgürlükleri korumak,
  • Kamu düzen ve güvenliğini korumak,
  • Hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi korumak,
  • Toplum barışını korumak,
  • Suç işlenmesini önlemektir.

Ceza Hukukuna yardımcı Adli Tıp, Kriminoloji, Viktimoloji, Penoloji, Kriminalistik gibidisiplinler bulunmaktadır. Ceza Hukuku bu yardımcı disiplinlerledoğrudan ilişki içerisinde olduğu gibi olayın oluş şekli ve gelişimine göre de uzmanlık alanlarındanfaydalanmaktadırlar.

Ceza hukukundaki en temel ilke, kanunilik ilkesidir. Bu ilkeye göre; kanunda gösterilmeyen bir fiil suç oluşturmaz; suça ancak kanunda gösterilen ceza yani yaptırım uygulanabilecektir. Böylece, hâkimin fiilleri suç sayma ve cezalandırma yetkisi sınırlandırılmış ve keyfilik önlenmektedir. Öte yandan, bireyler de hangi eylemlerin suç olup olmadığını önceden bilme ve buna göre davranma olanağına sahip olmaktadırlar.

Ceza hukukuna temelolan diğer bir ilke ise, kusursuz suç ve ceza olmaz ilkesidir. Kusur, cezalandırmanın nedenini ve sınırını oluşturmaktadır. Buna göre ceza hukukunda objektif sorumluluğa yer verilmeyecek; failin kişiliği ve geçmişi, fiilden sorumluluğunun belirlenmesinde önemli olmayacak; ancak cezanın bireyselleştirilmesinde rol alacaktır. Bu nedenle, modern ceza hukuku, fail bazlı değil, fiil bazlıdır.

Related Posts

Leave a Reply